31 Ağustos 2014 Pazar

Sen ve Ben

Kaybolmuş bir şehrin yolcusuyum,

Ufuklara baktıkça seni arıyorum
Bir gün dönersin diye,
Hep seni bekliyorum.



Sensiz her gece karanlıkta kayboluyorum
Hani sözün vardı bana
Ayrılmayacaktık birbirimizden asla
Şimdi ayrı ülkelerin yolcusuyuz seninle
Gidişin derin bir yara açtı kalbimde
Bir umut işte bekliyorum seni bu limanda

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Üniversite,İnsanlar,Kitaplar

Artık üniversiteyi kazandım,içim rahat.Şu lisede aynı sınıfta olduğum ve nefret ettiğim arkadaşımla yeniden aynı sınıfta olduğumu öğrenmeseydim daha mutlu olurdum,inan.Ağustos bitti ve eylülde kaydım var. Sosyal bilgiler öğretmenliğini çok isteyerek tercih ettim fakat biraz tedirginim.Sanırım tedirgin olmamda atanamama ve kalma korkusu var.Zaten lisede bir senemi heba etmiştim,bilgisayar yüzünden.Çok çalışmam gerekiyor,biliyorum.Bir yandan da işin güzel tarafından baktıkça açılsın artık şu okul demeden edemiyorum.Yavaş yavaş hazırlıklarıma başladım,biraz heyecanlıyım sanki.Sonuçta üniversite bu,koca koca insanlar ve üstelik zeki olduklarına eminim.Umarım hep iyi niyetli insanlara denk gelirim.Umarım lisedeki gibi bir gruplaşma yoktur yeni arkadaşlarımın arasında ve gün geçtikçe de olmaz.Ya benim en çok merak ettiğim kopyacı barbie ne yaptı?Bir yerleri kazanabildi mi acaba?Kız iki sene boyunca ben ve sıra arkadaşımın kopyalarıyla geçti sınıfı.Hiçte gönüllü vermedim doğrusu.En sonunda küstüm ama bu da pek bir işe yaramadı,her türlü kopya çekti benden.Hakkımı hiçte helal etmiyorum.Bu hayatta ne kadar iyiysen insanlar seni kullanmaya çalışıyor.Yediğin kazığın farkındasın ama resmen belki de beni düşündüğü için böyle yapıyordur diye o Polyannacılık düşüncelerinden vazgeçemiyorsun.Hayır arkadaş devir öyle bir yerdeki kimse kimseyi düşünmüyor bu hayatta.İnasanlar öz kardeşine bile affedersiniz ama nasıl kazık atarım diye bakıyor.
  Sevmediğim o lise arkadaşımla aynı sınıfa düştüğüm için çok üzüldüm fakat ben kendim için okuyorum,kimse ilgilendirmez beni.Onu burada Patrick olarak adlandıracağım.Çünkü aynı Sünger Bob'un arkadaşı Patrick'e benziyor.Arkadaş bende üniversiteli oldum ama hala şu çizgi filmlerden kopamıyorum doğrusu.(:Çünkü çizgi filmler beni hayatın acı yüzünden biraz olsun uzak tutuyor ve biraz da olsa gülmemi sağlıyor.Hayal gücümü geliştiriyorlar.Okul açılır açılmaz kendimi hemen kütüphaneye atacağım.Okumak istediğim kitapların listesi bir hayli kabardı çünkü.

Evde sıkıntıdan patlamaktan beş tane kitap bitirdim.İşte onların listesi.



Arnie Waren-Tutkunuzu Keşfedin  
-Bu kitaptan daha öncede bahsetmiştim sizlere gerçekten çok severek okuduğum bir kitap.Şu lys sonucu,tercihlerin belli olması arasındaki elime geçen doğru bir kitap olduğunu düşünüyorum.


İpek Ongun-Yoksa Hayat Daha Mı Zor?
-Yakın bir arkadaşımdan aldım bu kitabı.Hala geriye veremedim.İpek Ongun'un bende yeri ayrıdır.Benim kitapla tanışmamı o sağladı diyebilirim.Bir Genç Kızın Gizli Defteri ile bana okuma sevgisini aşıladı diyebilirim.Bu kitabı da çok başarılı.
Kim Young-Ha-Kendimi Yıkmaya Hakkım Var
-Okuduğum ilk Kore romanı.Şimdiye kadar okuduğum en ilginç kitaplardan biri.Biraz karışık geldi isimler,hatta bir ara okumayı bırakmayı bile düşündüm.Ama ben bir kitabı yarıda bırakmayı hiç sevmem.Çok nadir böyle yaptığım olmuştur.
Tolstoy-Karanlığın Gücü
-Gerçekten okunmaya değer bir kitap.Tolstoy en sevdiğim yazarlardan biri.Tolstoy'un Savaş ve Barış adlı eserini tam bir ayda bitirdiğimi hatırlıyorum.Başı ve sonu hariç pek bir şey kalmadı aklımda doğrusu.Yeniden okumam gerekiyor.
Alain de Botton-Seyehat Sanatı
-Güzel bir kitap,bazı bölümleri sıkıcı geldi doğrusu.Bu kitap sayesinde bir çok yazar ve eserlerini tanıdım.Galiba sıkılmamın nedeni gençlik kitaplarını daha çok seviyor olmam.

29 Ağustos 2014 Cuma

Penceremden

Işıklar aydınlık verirken penceremden içeri

Bakıyordum ıslak sokaklara bir peri gibi...
Yansıyan ışıklar içime huzur veriyordu.
İki insan geçiyordu sessiz sokaktan
Hızlıca uzaklaşıyorlardı
Gitmesinler diye dua ediyordum
Ama birden kesiliverdi ayak sesleri
Tekrar bir sessizlik vurdu her yeri
Sadece yağmur sesleri
Sade ve sadece yağmur sesleri
İnsanı korkutan sessizlik penceremden içeri bakıyordu.


28 Ağustos 2014 Perşembe

Aşk

Bıraktın ya beni ellerimi

Bitmez bu kin hasretle
Uğruna ölürdüm ama
Değmezmişsin sen bence

Yıllar geçti haber yok
Senden kalan anı çok
Bıraktın ya beni
Oysa ne çok sevmiştim ben seni

Hayallerim yarım kaldı
Senin sevgin beni benden aldı
Gitme! diyemem ki
Bu aşk yarım kaldı..

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Sensizlik

Bu akşam bir sensizlik var etrafta
Senden uzak bir yalnızlık her tarafta
Geceler boyu sensizlik var birde
Birde boş sayfalar var günlüğümde
Sensiz geçen o boş sayfalar…

Her köşesinde sen varsın odamın
Birde o hiç gitmeyen kokun var
Duvarlara sinmiş bir kere
Ne kadar havalandırsam da
O hiç gitmeyen kokun var

Bana veda edip çekip gittiğin günden beri
Çok özledim seni
Özledim işte elimde olmadan
Sonra ağladım hiç durmadan

Bugün sensizliğin bilmem kaçıncı günü
Unuttun beni besbelli
Ama gel gör beni
Umutlarımı kaybetmedim
Yüreğime gömdüm hüznü

Seni çok özledim bugün
Seninle geçen günleri
Sensizliği değil de seni çok özledim
Canımdan bir parça aldın da
Gelmedin o gün bana veda ettin

Biliyor musun?
Bana iki kez veda ettin o gün
Hem bedenime hem de ruhuma
Biliyordun bana çok zor gelecekti sensizlik



26 Ağustos 2014 Salı

Seni Görünce

Seni görünce tükendi sanki tüm ışıklarım

Ve ben karanlığa battım
Nasıl bir yeşildi gözlerin
Saatlerce bakmaya doyamadığım

Sen gidince sanki battı bir anda bütün gemilerim
Geride kırık bir kalbim
Sen bende bir ilktin
Ben böyle vedalara hiç alışık değildim

Uzun zamandır böylesine atmıyordu kalbim
Seni görünce dağıldım,tükendim
Bir zamanlar bana acı yaşatan duygular
Şimdi sanki yeniden canlandılar

Kaçmak kolaydı ve ben kaçmayı seçtim
Gemilerimi hep yalnızlar limanına demirledim
Seni görünce ne oldu bana böyle birden
Sanki bir bayram yeri içim...


Umut Şimdi Çölde Açan Bir Gül Gibi

Bir çıkış yolu arıyorum içimdeki zindanda

Karanlığı bu kadar çok seviyorken ben
Neden bu kadar korkuyorum karanlıktan?

Hatırlayamıyorum...
Hiçbir şeyi hatırlayamıyorum.
Neden böyle unutkan oldum ben?
Aklıma sen takıldın takılalı
Hiçbir şeyi hatırlayamıyorum.

Yaşamak nasıl bir şeydi unuttum çoktan
Sanki hayallerimi biri çalmış gibi
Üzülüyorum yine içim darmaduman
Umut şimdi çölde açan bir gül gibi

Yine çekip gidiyorsun dönüp arkana bakmadan
Ve ben doyamıyorum sana bakmaya
Takılı kalıyor bakışlarım arkandan
Sen köşeyi dönüyorsun,yanında hayallerim olmadan.




…HÜZÜN…

gün denize açıldı ruhum,sonra karanlığa gömüldü vücudum…Batık gemiler ardında kayboldu umutlarım..Deniz yorgundu,ben  yorgundum,hayat yorgundu…
 Yaşam akrobasisinin ince ipte yürümesi kadar zor.Hayat buğulu bir camdan ibaret.Ruhum hakikati göremeyecek kadar masum.Düşlerim eski bir zindanda tutsak…Bir martı kanadında özgürlük... Kilitli bir sandık içinde kalbim, atmıyor artık…

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Yürüyorum...

Yürüyorum...Yürüyorum akıl almaz diyarlara,uçsuz bucaksız rüzgarlara yürüyorum...Kayboluyorum,eriyorum kendi kendime bir mum gibi.Arıyorum,bir çocuğun kayıp hayallerini,renksiz dünyada bir renk arıyorum.Arıyorum ama bulamıyorum...

SUSUYORUM


Susuyorum yine ben
Sonsuza dek susuyorum
Konuşma hakkımı kullanmak istemiyorum
Susuyorum..

Kalbimdeki cam kırıkları 
Yüreğimi kesiyor
Engel olamıyorum
Susuyorum..

Susuyorum ben susuyorum
Bir daha konuşmamak üzere
Sonsuza dek susuyorum
Açmıyorum ağzımı
Susuyorum..


Ölüm Denizi

Uzaklarda...

Çok uzaklarda bir yerdeyim
Ruhum karanlığa gömülmüş
Bedenim;
Uçsuz bucaksız denizlerde kaybolmuş

Sürüklenmişim bir kayık gibi
Ruhum beni terk etmiş
Cesetim derinlere gömülmüş
Kaybetmişim kendimi
Gamze Sarıkaya

Haykırmak İstiyorum Yaşamıma

Bir bulut olmak istiyorum dünyada

Uzaklaşıp gitmek istiyorum uzak diyarlara
Çığlık atmak istiyorum yaşamıma
Haykırmak istiyorum dünyaya
Ama suskunluğumu bozamıyorum
Bozamıyorum sanki biri beni engelliyor gibi
Bu kayıp dünyada yaşam arıyorum
Arıyorum yaşamıma yaşam katmak için
Ne bir  ses ne bir seda
Üstüme üstüme geliyor dünya

ATATÜRK

Gözlerindeki o ışık
Aldı götürdü beni sonsuzluğa
Anladım herşeyi
Bu ışık doğrultusunda
Ben anladım anlamasına 
Ama insanlık gitti karanlığa
Görmediler,göremediler
Sendeki o güzel ışığı
Bilemiyorum..
Belkide görmemezlik ettiler

Her gece bekliyorum seni Atam!
Uyanda gel artık bu derin uykudan
Nerede kaldı eşitlik..
Kardeşlik..
Sen gittin bitti bitti Atam
Geriye kalan koca bir yalan

BAĞIMSIZ TÜRKİYE


24 Ağustos 2014 Pazar

Bir Umut

          


Boğuluyorum,boğuluyorum batık bir gemi gibi
Yoruluyorum...
Çok yoruluyorum..
Hatalarımı kendim çizmişim gibi
Yok oluyorum körpe bir kuyuda
Ne geçmişimi farkediyorum
Ne de geleceğimin farkındayım
Süzülüyorum,süzülerek eriyorum
Çıkmaz bir sokaktayım
Bunu yeni fark ediyorum
Ağaçlar yapraklarını dökmekten
Çıplak kalmışlar
Titreyişlerini duyuyorum
Kopuyor yüreğimden bir sızı
Dayanamıyorum...
Kapımdan şöyle derincesine bakıyorum dışarıya
Belki,belki bir yerlerden aydınlık gelir
Ama karanlıktan önümü bile göremiyorum...


23 Ağustos 2014 Cumartesi

Elveda

Elvedalarla süsledim yine defterlerimi
Kırık hayallerimle çizdim yine resimlerimi
Çok bekledim belki dönersin diye
Bu zamansız gidiş niye

Bir görseydin bendeki seni
Yine çekip bırakırmıydın beni
Kırarmıydın kalbimi yine
Sana dönebilirdim belkide

Artık kayıp zamanlar şimdi
Sana olan hasretim bitti
Paramparça olsada kalbim
Şimdi elvedalarla süslü kabrim..


Yine


Yine dağıldı kalbim
Yine ruhum karanlıklara gömüldü
Kaybettim kendimi yine
Kırdım insanların kalbini bile bile

Ölmek istedim çoğu zaman
Gelmedi azrail bekledim
Karanlıktı yüreğim
Işıksızdı üstelik
Kimse yoktu ışıltacak

Ölmek istedim bugün
Yine ölmek..
Kurtulmak istedim bu hayattan
Ya da kurtulacağımı sanmak

Bir şekilde acı olmasın istedim
Yoktu tutunacak dalım
Boş kaldı ellerim hep
Kimseye tutunamadım

Sığınacak bir liman bulamadım
Hep aldandım tüm saflığımla insanlara
Kırıldım,üzüldüm
Anlatamadım kimseye derdimi
Kalbim şimdi paramparça..



22 Ağustos 2014 Cuma

Bir Yaz Günü



İğde kokuları beynime kadar işlemiş
Bahçemiz yeşermişti
Çok güzel bir hava vardı dışarıda
Kim isterdiki ölmeyi bu durumda
Başlamıştı bahçede artık sofra keyfi
Parkta çocukların oynama sevinci
Bağırıkları ve nicesi..
Bir yaz günüydü
İçim kıpır kıpır

Etraf cıvıl cıvıl

Karamsarlığım

Zaman bir okyanussa eğer, ben o okyanusun dibine dalmış bir çakıl taşıyım ya da kapalı kapılar ardında kalmış,unutulmuş,öylesine yaşayan bir insanım.Son zamanlarda geçmişimde yaşıyorum ve hal böyle olunca gelecekten bir şey anlamıyorum.Kayboluyorum,bu hayatta resmen.Karamsarlığımdan kurtulamıyorum bir türlü.Anlamıyorum hayat mı yapmacık yoksa insanlar mı?Sanki bir filmin içindeyiz baş rolde insanlık var.Kader yönetmen ve filmin konusu yaşam.Herhalde bu filmde ben de kendi içine hapsolmuş bir genç karakteri canlandırıyorum.Kaçıp kurtulmak istiyorum yaşamımdan,arkadaşlarımdan,ailemden...Bir çıkış yolu arıyorum içimdeki zindandan.Ne kadar kötü bir insanın kendiyle barışık olamaması.Sen sen ol kimsenin seni üzmesine izin verme sakın..


Rüyam


O sabah ıssız sokaklarda yaşamı mı arıyordum ,arıyordum ama bir türlü istediğim zafere ulaşamıyordum.Taşlı sokaklarda düşe kalka koşarak amacıma ulaşmaya çalışıyordum.Sanki ben amacıma varmaya çalıştıkça o benden  uzaklaşıyordu.Bitmek bilmeyen bu yolda çok yorulmuştum.Sessizdi sakindi ürkütücüydü...Benim de amacım bu zorlukları yenmekti  zaten.Kavrayamadığım o kadar çok şey vardı ki hayatta akıl almaz bir strateji oyunu  beni çok yoruyordu.Bir aydınlık arıyordum arıyordum ama bulmak bir çareydi.Yaşamımı kaybetme korkusu sinmeye başladı içime bilemediğim bir yerde gözlerden uzakta rüzgarın bile olmadığı bu toprakta yapayalnız çaresizdim.Bir çıkış yolu arıyordum arıyordum tam  aydınlığa varmıştım ki birden uyandım bu korkunç rüyadan...