15 Eylül 2014 Pazartesi

Üniversitenin ilk günü.


Ben daha dünden söylemiştim üniversiteye gittiğimde "kimin düğünü var bea"diyeceğimi.Topuluklular,kleopatra tarzı eyelinerler,havalı havalı konuşmalar ve aşırı doz kahkahalar. Bu sabah saat altı buçukta kalktım.Kuzenimle aynı okula gidiyoruz,onunla birlikte gidecektik.Çünkü ben yolları bilmiyorum.Kuzenim aradı beni durakta buluştuk.Ben ilk otobüsü kaçırdım onu beklerken.Sonra başka otobüs geldi kuzenim bindi ben binemedim çünkü otobüs çok kalabalıktı.Baktım kuzenim gidiyor otobüste.Ben zaten ona demiştim 'başının belası olcamm'diye.Sonra aradı bu beni son durakta bekleyecek.Neyse 10 dk falan sonra diğer otobüs geldi ona bindim,son durakta ineceğim.Bu arkadaşını bulmuş orada beni bekliyorlar.Hemen gördüm yanlarına gittim.Başka bir otobüse bindik.Saat geçiyor baktım.Beni yine aldı bir evham 'geç kaldık yaa geç kaldık.Benim yüzümden sen de geç kaldın'diye.O da 'rahat ol ya zaten hocalar da ilk günden geç kalır büyük ihtimalle' dedi.Neyse indik otobüsten başka otobüse bindik,üniversitenin arka kapısında indik.Şansıma fakültelerimiz yakın.Bana kütüphaneyi,kantini ve meslek yüksek okulunun binalarını gösterdi.Sağolsun dersliklerimi de buldu.Sonra kendi dersliğine gitti.Bende orada aynı sınıfta olduğumu öğrendiğim bir arkadaşla tanıştım.Hoca girdi sınıfa biraz konuşup çıktı.Bizde kantine gittik o arkadaşla.Birer çay aldık,sağolsun bana kek ısmarladı.Kantinde biraz oturduktan sonra seminere gittik.Yahu ben şu seminerlerden hiçbir şey anlamıyorum.Ayakta bekledim bir de bir saat falan.Önümde iki kız duruyordu.Aboov bir havalı bir havalılar.Biri okul öncesi öğretmenliği,öbürü zihinsel engelliler öğretmenliği okuyormuş.Zihinsel engelliler öğretmenliğini kazanan kıza 'ilk senede mi kazandın'dedim.Yanındaki okul öncesi öğretmenliği okuyan arkadaşıyla bana'hayoor ikinci senemizde kazondııkk'demesinler mi?Ayy dedim içimden şu havalara bak sizden öğretmen olsa ne olmasa ne.Sıkıldık seminerden,baktık millet yavaş yavaş boşaltıyor salonu bizde çıktık dışarı.Okulu gezdik biraz arkadaşla arkadaş bana'lisede bir kız arkadaşıma benziyorsun,ondan hemen anlaştım seninle galiba'dedi bana.Aslında ben herkesle anlaşırım yeter ki havalı olmasın benim arkadaşlarım.Beni en çok sevindiren şey ise kütüphanenin fakülteme yakın olması.Gerçekten kitaplarla anlaşabildiğim kadar insanlarla anlaşamıyorum nedense.Sonra birkaç kız arkadaşımla tanıştım.Okulun bahçesinde bekledim iki saat ders yoktu.İki saat sonra derse girdim.Ders sosyal psikoloji hocamız profesör.Ama dediklerinden pek bir şey anlamadım doğrusu,kelimeleri yutuyor sanki.Ya ben ne yapacağım onun dersinde?Anlamadığım yerde sormaya da utanırım.Kuzenimi aradım nerede diye.Dersi bitmişse eve gidelim,diyecektim.Ama bizimkisi çoktan metroya binmiş bile.Ben de tam olarak bilmiyorum yolu.Sora sora ve yanımdaki sınıf arkadaşımla buldum artık bir şekilde yolu.Yarın tek başıma gideceğim.Abi her gün dört yıl boyunca iki otobüs bir metro çekilir mi ya???

4 yorum:

  1. Mesafe uzunmuş gerçekten. Üniversite hayatı güzeldir tüm tuhaflıklarına rağmen :))
    Alıştıkça daha güzel olur inşallah.

    YanıtlaSil
  2. Yorumun ve güzel dileklerin için teşekkür ederim. :)İnşallah ya

    YanıtlaSil
  3. uu iki şehir öteye mi gidiyosun o ne öyle... Belki seneye okulun yakınlarında eve falan çıkarsın rahatlarsın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında iki otobüsle gidilebiliyordu ama nedense bu sene belediyenin bir metro aşkı doğdu. :))

      Sil